Evlilik Öncesi Alışveriş

Evlilik arifesindeki birçok çift ne yapacağını bilemediği için zaman yaklaştıkça sudan çıkmış balığa dönerler.  Her çift bir süre sonra beraber yaşama isteği ile bir araya gelmek ister. Ancak bu durum birçok şeyi de beraberinde getirir. Bunlardan en büyük unsur, çiftlerin beraber kurmayı çalıştıkları çatının nasıl oluşturulacağı olur. Bu çatıyı kurarken ortaya çıkan manevi zorluklara yer vermeden direk maddi zorluklardan bahsetmek istiyorum. Öyle ki böyle bir çatıyı henüz kurmadığım için manevi boyutunu doğru tasvir edeceğimi düşünmüyorum. Maddi boyutunu ise hanesinden biri evlilik çatısı altında birleştiği için yazabilirim. Bu işin maddi boyutunu, eğer orta gelirli bir aile iseniz çok zaman önce birikim yapmanız gerektiğini söyleyerek açıklayabilirim. Ancak yeni modaya göre çiftlerin birçoğu ucuz alışverişin yöntemini öğrenerek maddi kayıplardan ziyade rakamlarda avantaj sağlayabilecek ürünlerde almaya başladı. Bunun yöntemini ise internetten alışveriş yaparak buldular. Mağazalarda yapılan alışverişlerde her mağazada pazarlık payı bulunmadığı gibi eğer sizin de pazarlıkta kabiliyetiniz yoksa indirim yapma olasılığınız oldukça düşer. Bu nedenle internet sitelerindeki avantajları takip ederek istediğiniz ürünlere oldukça düşük fiyatta ulaşabilirsiniz. Tek yapmanız gereken, ürünlerini beğendiğiniz siteleri sürekli takip etmek ve bültenlerini öğrenmek.  Böylece indirim zamanı istediğiniz ürünler tükenmeden satın almış olabilirsiniz. Ancak yeni ev kuran bir çiftseniz ve tüm ürünleri araştırmadan almayı düşünüyorsanız bu sürecin çok daha fazla maliyetli olacağını bilmeniz gerekir.

Benim size gösterdiğim bugünkü örnekteki gelin damat biblosu gibi birçok dekoratif obje alarak evinizi hareketlendirebilirsiniz.  Birçok biblo modelleri olan internet sitelerinde dekoratif biblo modelleri ile çalışma odalarınızı, salonunuzu hatta mutfağınızı hareketlendirebilirsiniz. Böylece daha keyifli ve eğlenceli bir mekan oluşturmuş olursunuz. Tabi ki sadece biblo modelleri ile yetinmeyerek dekorasyonunuzu bütünlemek için aydınlatmalara, halı ve perde gibi dekorasyon bütünleyici diğer öğelere dikkat etmeniz gerekebilir. Bunların arasındaki uyumsuzluk evinizdeki her bir eşyanın ayrı ayrı güzelliğini yok edebilir ve oluşan kolajdan bir süre sonra sıkılabilirsiniz. Bunun olmaması için dikkatli bir araştırma ile hem ucuz hem de çok şık ve zarif bir tasarım oluşturabilirsiniz.

Biblo Etiketler : , , .

Küçük Ve Sevimli Dostlarımız

Hepimiz hayvanları severiz. Ama bazılarımız onları evimizde ailemizden bir üye yapıp ailemizdeki sevdiklerimiz kadar değerli bir konuma getiririz. İster kedi olsun ister köpek istersek de başka bir canlı, onlar hayatımıza girdiğinde en değerli varlıklarımızdan biri haline gelir. Bu yüzden bu yazımı en çok hayvanlarla yaşayan okuyucularım anlayacaktır. Onlarla yaşadıktan sonra kişiliğiniz bile değişebilir, birçok canlıya daha farklı davranmaya başlarsınız. Ben bir seneden fazla kedi ile yaşamış bir insan olarak onların farklı doğasına eşlik etmekten çok mutluydum. Onların her hareketini izleyip gelişimlerine tanık olmak adeta bir çocuk büyütmekle eş değerdir. Bu yüzden hayvan severlerin oldukça beğeneceği bir görsele bugün sizlere sunuyorum.

En çok hayvan severlerin tercih ettiği bu objelerden ben kedi ile yaşamış bir olarak kedi biblosunu seçtim. Çünkü bir kedinin size itaat etmeye çalışması, sizinle uyumaya çalışması gibi keyifli uğraşlarından sonra onu hayatınızın bir parçası haline getireceğiniz şüphesi. Böyle olunca da evinizdeki dekoratif objelerin de hayvanlarınıza göre seçmeniz nerdeyse otomatik bir hareket haline geliyor. Çünkü evinizdeki objeleri kendi ruhunuza göre, kendi tarzınıza göre yansıtmanız gerektiğini düşünüyorum. Bunun nedeni özellikle görselde sunduğum gibi bir dekoratif biblonun hem evinizdeki dekorasyon bütünlüğünü tamamlamaya yardımcı olmasından hem de evinize bir hareket katıp eğlenceli bir hava yaratmasından ötürü. Çünkü biblolara sahip olduğunuzda odanızdaki hareket artacak, içinde bulunduğunuz mekan renklenecektir.

Sizler de ister kendiniz için isterseniz de bir sevdiğinize hediye almak için bu güzel, şık ve eğlenceli hediyelerden seçebilirsiniz. Böylece hem sevdikleriniz hem de kendinizi mutlu edebilirsiniz. Bir reklamın sloganında da dediği gibi mutluluk paylaşınca güzeldir. Hayvanlarınızla kurduğunuz mutluluğu evinizde de yansıtın ya da sevdiklerinizle paylaşın. Böylece daha mutlu ve keyifli günler sizi evinizde bekleyecektir. Belki çalışma odanıza koyduğunuz bir dekoratif biblo çalışmanızı daha keyifli hale getirebilir. Bunun için internet sitelerinden ucuz biblolar araştırabilirsiniz. Eminim birçok biblo modelleri arasından istediğinizi bulabilir ve daha renkli mekanları oluşturabilirsiniz. Küçük dostlarınızla mutlu günler geçirmeniz dileği ile görüşmek üzere.

Biblo Etiketler : , , .

Doktorların Dünyası

Bugün sizlere doktorların değerini anlatacak modellere değinmek istiyorum. Günümüz koşularında mesleğimize göre tatil planları yapmak durumunda kalıyoruz. Eğer doktorsak çalışma saatlerimiz belli değildir ve ben en çok doktorların çalışma öz verilerine hayranımdır. Belki de ailemde doktor olmasının da etkisiyle her zaman bu meslek türüne saygı duymuşumdur. Gecesi gündüzlerinin olmamasından ziyade her defasında bir kişinin sağlığının iyi olması için çabalayan doktorlar koşulsuz güvenmek zorunda olduğumuz belki de tek insanlardır. Hiçbir soru sormadan, çoğu zaman sorduğumuz soruların cevaplarını anlamadan kapılarını her an çalabiliyoruz. Vicdani yükümlülüğe sahip hiçbir doktor zamansız çalan bir zile kapısını açmamayı istemez.

Söylemek istediğim şu ki bu kadar önemli bir mesleğe ait insanların modellerinin bulunduğu biblolara evinizde yer vermek istiyor iseniz intermetteki modellere göz atabilirsiniz.  Birçok farklı modelle tüketicinin beğenisine sunulan biblolar evinizdeki yerini almak için çoktan hem mağaza hem de ev dekorasyonu için çok sayıda ürün kapasitesi olan internet sitelerinde satışa sunulmuş durumda.

Malum yaz ayları da yaklaşıyor, hal böyle olunca da tatil planları şimdiden hazırlanmaya başlanıyor. Özellikle yaz mevsimine denk gelen iş günleri insanları çok bunaltıyor.. Bu bunaldığımız günlerde herkes biraz kendimi soyutlama fırsatını bulmak istiyor. Malum arada yalnız kalmak, tatile çıkmak gerekli.  Yalnız kalmak derken, tam olarak tek kalmaktan bahsetmiyorum aslında. Demek istediğim şu ki, siz de kendiniz için tatilin gelen bu güzel zamanlarında evinizde küçük farklılıklar yaratmak istiyor ve boş vakit arıyorsanız bu objeleri araştırmanızı tavsiye ederiz.

Siz de kendi odanızda dinamik renkler yakalamak istiyor aynı zamanda küçük farklılıklar arıyorsanız bu tür biblo modelleri tam size göre olabilir. Birçok dekoratif obje arasından ucuz biblolar seçtiğim internet sitelerinden sizlerde kendi ruhunuzun enerjisini evinizde hissedebileceğiniz aksesuarları satın almak için daha fazla vakit kaybetmeyin. Bazı özel olarak tasarlanmış bibloların sınırlı sayıda olması daha sonra sizi o modeli beğendiğiniz takdirde hayal kırıklığına uğratabilir. Geç kalmadan modelleri araştırmak için hemen yola koyulmaya başlayın.  Yaz için kendinize aldığınız küçük bir hediye sizi şimdiden mutlu edebilir.

 

Biblo Etiketler : , , .

Değerli Dikiş Makinesi

Her insan küçükken sokakta oyun oynamış, oynarken de düşmüştür. Hangimiz oyun oynarken düşüp dizimi kanatmadık ki? Hepimiz o çoraplarımızı, pantolonlarımızı düşüp yırtmış evde de annemizden bu nedenle azar işitmişizdir. Sonunda daha ikinci gün yırtılmış eşyalarımızın yenisi alınamayacağından annemiz onları o bize dokunmayı yasakladığı dikiş makinesinde tüm yırtıklarımızı dikerdi. Çoğu anne kızları için hiçbir anlam veremediğim o bir sürü çeyizi o makinede diker, onları özenle gün gelince kullanacaksın diye saklardı. Birçok dikiş makinesi de zaten onlara kendi annelerinden kalmıştı. Bu kadar değerli bir alet de evin en önemli köşesinde durur, güzel dursun diye üstü dantelle örtülürdü.

Günümüzde ise dekorasyon anlayışı büyük farklılık gösterdi. Artık dikiş makineleri salonlardan kaldırılıp bodrumlara konuldu. Onun yerine modern bir büyük vazo ya da tekli bir koltuk konuldu. Tüm elektroniklerin üstünü kapatan o danteller kaldırıldı. Onların yerine artık güzel dekoratif objeler aldı. O uzun dantelli perdeler yerini kullanımı daha kolay olan makine perdelerine bıraktı. Eski ile yeni arasında şu an o kadar büyük bir dekorasyon farkı göze çarpıyor ki eski ev tasarımlarını şu anda kullanmaya devam etmek isteyen insanlara garip bir gözle bakılır hale geldi. Artık dikiş makinelerinin kalkmasıyla da yırtılan çoraplarımız dikilmek yerine yenisi alınarak telafi ediliyor.

Geçmiş zamanlardan günümüze kadar herkes için önem arz eden tarihin önemini her daim hatırlamak ve vurgulamak için hatıraları hatırlan dekoratif biblo seçebiliriz. Hem evlerimize katacağı şıklığı göz önünde bulundurup hem de geçmişe ait anılara bağlı kalabiliriz. Üreticilerin tasarımlarını değiştirmesi ile günümüzde istediğimiz modelde ve renklerde üstelik ucuz biblo seçme şansı yakalayabiliyoruz. Kendi tarzımızı yansıtan bibloları arayacak vaktiniz yoksa ya da istediğinizi bulamıyorsanız internete göz atmanızı tavsiye ediyorum. İnternette birçok farklı model mevcut. Bu dekoratif bibloları edinmek için hiç vakit kaybetmeden harekete geçin. Böylece hem evimizin şıklığına şıklık katacak hem de görenleri kıskandıran tasarımı ile annenizin o dokundurmadığı şimdi kullanmasa da atmaya kıyamadığı dikiş makinesini yad edebilirsiniz.

Biblo Etiketler : , , .

Deniz Tayfasına Ne Dersiniz?

Bazı insanlar denizin olmadığını bir yerde yaşayamazlar. Çok sayıda insana denize kıyısı olmayan şehirler daha soğuk ya da daha sıkıcı gelir. Bu yüzden işlerini ona göre olan bir şehre göre seçerler hatta yaşantılarını daha ona göre düzenlerler. Denizin olmadığı yerde onlar da yaşamak istemezler. Çünkü deniz bazıları için tutkudur. Hal böyle olunca evlerini de deniz manzarası olan bir evden isterler. Tabi bu durum büyük şehirlerde yaşayan çoğu insan için pek de böyle mümkün olmuyor. Böyle olunca evlerinde dekorasyonla, dekoratif objelerle ya da küçük ayrıntılarla deniz esintisini yaşatmaya çalışırlar.

Peki gelen bahar havasıyla beraber evinizde nasıl bir deniz  ve kum havasını yaşatabilirsiniz? Açık renklerde duvarları tercih etmek yapacağınız ilk adım olabilir. Böylelikle daha kapalı olan bir mekanı bile tek bir hamle ile aydınlatmış olursunuz. Deniz tutkunuzu hatırlamak için açık mavi mobilyalar ya da denizi hatırlatacak ev aksesuarları tercih edebilirsiniz.  Bu dekorasyonu küçük biblolar ya da albümlerle tamamlayabilirsiniz.  Elbette küçük bir biblo ile tüm evin dekorasyonunu değiştirebilmeniz mümkün değil. Ama içinde bulunduğunuz şartlarda küçük bir mutluluğa ve size sevdiğiniz her şeyi hatırlatabilecek küçücük bir şeyi gün içinde görmeniz size mutluluk sağlayacaktır. Bunun için sadece küçük bir araştırma yeterli. Çünkü şu an piyasada bulabileceğiniz çok sayıda dekoratif obje var. Birçok çerçeveden biblo modellerine kadar çok sayı da aksesuar tüketicilerin farklı tarzlarına göre üretilmiş durumda.

Yaklaşan yaz ayları için siz de denize kıyısı olmayan küçük ve sıkıcı bir şehirde yaşıyorsanız ya da deniz kıyısında uzun uzun dalacak kadar vaktiniz yoksa küçük hediyeler siz de kendinizi mutlu edebilirsiniz. O yüzden daha fazla beklemeden küçük de olsa bir şeyler yapın.  Eğer sevdikleriniz için de sevimli ve yaratıcı hediyeler almak istiyorsanız dekoratif obje mağazalarını gezmek için daha fazla yerinizde oturmayın. Vakit sizin olsa da akmaya devam ediyor. Bir markanın dediği gibi siz de mutluluğun paylaşıldıkça güzel olduğunu düşünüyorsanız bu deniz tayfasına ne dersiniz?

Biblo Etiketler : , .

Mutlu Etmeyi İhmal Etmeyin

Bu yazıda hayatımdaki en değerli tecrübelerimden biri olan yurtdışı eğitimimin bana kazandırdığı bir deneyimin verdiği mutluluktan size bahsetmek istiyorum. Bundan bir yıl kadar önce soğukların bastırdığı ocak ayında, çok soğuk ülkelerden biri olan Estonya’ya, yani kutuplara doğru donmak üzere yola çıkmıştım. Ülkenin soğuğundan uzun uzun bahsetmeme gerek olmadığını sanıyorum. Öyle ki soğuktan kesilen ellerim birçok anıyı fotoğraflamamı da engellemişti.

Deneyimime gelince en çok sizlere bahsetmek istediğim şey, ‘soğuk memleketlerin insanlarının çok da soğuk oldukları’ düşüncesinin doğru olmadığıdır. Altı aylık eğitimim boyunca Leton bir değişim programı öğrencisi olan bir kız arkadaşım müzik akademisinde öğrenim görürdü. Dolayısıyla her gece onun kemanının sesi eşliğinde vakit geçirmemiz hiç unutmayacağım keyfili anılardan biriydi. Altı ay sonra Türkiye’ye dönerken bana hediye ettiği küçük bir kar küresi ise şarapla ve onun müziği eşliğinde kalabalık arkadaş grubumuzla geçirdiğimiz Tallinn günlerini unutmamam içindi.

Ne mutlu ki geçen aylarda bir Türkiye ziyareti gerçekleştirdi. Onunla İstanbul’un Kapalıçarşı’sını, Kız Kulesi’ni, İstiklal Caddesini, Kadıköy’ünü, adalarını, Boğaz’ını, müzelerini ve daha bir sürü tarihi yapısını gezerken buraları ona hatırlatabilecek bir hediye düşündüm. Daha sonra fikrimi değiştirerek buraları değil, orada onların müziklerini unutmadığımı gösteren bir hediye almaya karar verdim.  Havayollarının bagaj sınırları hem küçük hem de hafif bir şey almamı gerektiriyordu. Uzun uzun düşündükten sonra  küçük bir biblo almaya karar verdim.  Öğrencilik yıllarındaki sıkıntılar beni ucuz biblo araştırmaya itmişti. Biblo modellerini araştırırken keman çalan bir insanı temsil eden biblo bulduğumda mutluluğum büyüktü. Çünkü müzik aramızda her zaman paylaşabileceğimiz en güzel anılarımızdandı ve bunu hatırlatan bir şey bulmak hediyeyi aldığında onu da çok mutlu etmişti.

Küçük bir biblonun yarattığı samimiyet beni çok mutlu etmişti. Öyle ki önemsiz gibi gözüken ve küçük olan hediyeler her zaman bana daha anlamlı gelmiştir. Eğer o biblolara farklı anlamlar yükleyebilirsek, yaşadıklarımızı küçük şeylerde arayabilirsek çok daha mutlu olacağımızı düşünüyorum. Mutlu zamanlar geçirdiğiniz insanlara küçük de olsa hediyeler vermeyi ve samimiyetinizi daim etmeyi unutmayın.

Biblo Etiketler : , , .

Hediye Olarak Aldığım Ayasofya Biblosu

Orhan Pamuk’un yazdığı Cevdet ve Oğulları romanın okurken saati epey geçtiğini ve Ahmet ile buluşma vaktinin geldiğini fark ettim. Bende yavaşta hazırlanarak bu misti ve egzotik ortamdan çayımın parasını ödeyerek ayrıldım. Beyazıt meydanına vardığım Ahmet’in uzaktan geldiğini gördüm. Ahmet’e doğru el sallayarak beni fark etmesini sağladım. Ahmet ile buluştuktan sonra onun evine doğru yol aldık. Evine geldiğim yorulduğumu hissetmiştim ve biraz uyumuştum. Ardan geçen iki saat sonra uyanmıştım ve salona Ahmet’in yanına geçerek eski günlerden sohbete başladık. Konu konuyu açarken bana İstanbul’u nasıl bulduğumu sordu? Bende çok beğendiğimi özellikle Ayasofya cami’sine hayran kaldığımı anlattım ve büfede gördüğüm biblo modelinden de söz ettim. Ahmet branş olarak tarih okuyordu üniversitede ve hayran kaldığım Ayasofya Cami tarihi hakkında bilgiler paylaştı. Aklımda kalan kısmıyla sizlere de anlatmak isterim. Tarihimizde yeri önemli olan yapıyı.

 

Ayasofya, Bizans İmparatoru I. Jüstinyen tarafından M.S. 532 – 537 yılları arasında İstanbul’un tarihi yarımadasındaki eski şehir merkezine inşa ettirilmiş bazilika planlı bir patrik katedrali olup, 1453 yılında İstanbul’un Türkler tarafından fethedilmesiyle Fatih Sultan Mehmet tarafından camiye dönüştürülmüştür ve günümüzde müze olarak hizmet vermektedir. Ayasofya adındaki “sofya” sözcüğü herhangi bir kimsenin adı olmayıp, eski Yunancada “bilgelik” anlamındaki sophos sözcüğünden gelir. Dolayısıyla “aya sofya” adı “kutsal bilgelik” ya da ”ilahî bilgelik” anlamına gelmekte olup, Ortodoksluk dininde Tanrı’nın üç niteliğinden biri sayılır. 6. yüzyılın ünlü mimarlarından Miletos’lu (Milet) İsidoros ve Tralles’li (Aydın) Anthemios’un yönettiği Ayasofya’nın inşaatında yaklaşık 10.000 işçinin çalıştığı ve Jüstinyen’in bu iş için büyük bir servet harcadığı belirtilir. Bu çok eski binanın bir özelliği yapımında kullanılan bazı sütun, kapı ve taşların binadan daha eski yapı ve tapınaklardan getirilmiş olmasıdır. Bizans döneminde Konstantinopolis Patriği’nin patrik kilisesi ve Doğu Ortodoks Kilisesi’nin merkezi olmuş bulunan Ayasofya, doğal olarak vaktiyle büyük bir “kutsal emanetler” koleksiyonunu içermekteydi. Ayasofya, mimari bakımdan, bazilika planı ile merkezî planı birleştiren, kubbeli bazilika tipinde bir yapı olup kubbe geçişi ve taşıyıcı sistem özellikleriyle mimarlık tarihinde önemli bir dönüm noktası olmuştur. Ahmet’ten öğrendiğim kadarı bu kadardı. Ertesi gün Ahmet okul dönüşünde benim bahsettiğim dekoratif biblo satan dükkanların birinden Ayasofya biblosu almıştı. Eve geldiğinde bana okulu kazanma hediye diye vermişti. O gün çok duygulanmıştım. İşte evimi temizlerken yanlışla düşürüp kırdığım biblo bendeki bu anılar sebebiyle önemliydi.

 

Biblo Etiketler : , , .

Tarihi Çorlulu Ali Paşa Medrese’sinde Ahmet’i beklerken Okumaya Çalıştığım Kitap

Beyazıt meydanındaki Çorlulu Ali paşa medresesin çayımı yudumlarken bitmiş olduğunu fark edip garsona seslendim. Benim ne demek istediğimi anlamış olacak ki hemen masama yeni demlenmiş bir çay koydu. Bende yeni demlenmiş tavşankanı gibi çayı içerken köşedeki küçük cafeye gözüm takıldı. Oradaki insanların kahkaha sesleri arasında tavandan aşağıya sarkan dekoratif bibloları gördüm. Bu biblo modellerin içine ışık yerleştirilmişti ve etrafına renk renk ışık saçmaktaydı. Bu biblodan çıkan renk cümbüşü mekânını duvarına ve altındaki yabancı insanlara egzotik bir hava yansıtmaktaydı. Bu egzotik duygu içinde gözüm saat doğru gitti ve Ahmet’in gelmesine daha çok vardı. Bende bu zamanı fırsat bilip yolculuğum sırasında başladığım kitabıma devam ettim. Bu kitabın dilini ve konusun çok sevmiştim. Özellikle benim gibi kitap kurdu insan sürükleyici ve macera doluydu. Bende takıntı haline gelen bir huy vardır. Bir yazarın yazdığı herhangi bir kitabı ilk defa okuduğumda çok beğenirsen tüm eserlerini alır okumaya başlarım. Bu sıralar Orhan Pamuk’un kitaplarına sardım. O okumaya çalıştığım kitabım ismi Cevdet ve Oğulları idi. Kitaptan biraz söz etmek isterim.

 

Roman kısaca İstanbul/Nişantaşı semtinde yaşayan bir ailenin üç kuşaktaki yaşam hikâyesini anlatır. Kitap toplam üç bolümden oluşuyor. Bölümlerin her biri farklı bir kuşağı anlatıyor. Nişantaşılı bir ailenin maceralarını anlatan romanda ev halleri, apartman yaşamları, Avrupai olmaya çalışan geniş aileler, Beyoğlu semtinde alışveriş yapmalar gibi özenti yaşamı anlatmaya çalışıyordu.

Kitaptaki karakterlerden Cevdet Bey Nişantaşı’nda bir konak alır. Bu konakta karısı, iki oğlu, iki gelini ve bir kızı birlikte yaşarlar. Kitaptaki karakterlerden Osman babasının işini devam ettirmek ister ve işi daha da büyümeyi amaçlar. En küçük çocuğu Refik ise daha deli dolu, neşeli ve keyiflidir. Ömer ve Muhittin adında arkadaşları vardır ve bu iki arkadaşıyla sürekli tartışırla. Ömer hırslıdır, zengin olmak ister. Muhittin ise şair olmayı ister. O zaman ki şartlar karşısında istediklerini yapamaz ve inkılâpçılığa özenir ve köyün kurtuluşu için proje hazırlar. Kitabın bu bölümüne kadar okuduğum kısmı anlatmaya çalıştım. Kitabı bitir bitirmez geri kalan kısmını da anlatacağım.

Biblo Etiketler : , , .

Hediyelik Eşya Satan Dükkânın Gördüğüm Ayasofya Biblosu

İstanbul’un tarih kokan sokaklarından herkese merhabalar. Dünkü yazımda ilk defa gözlerimle gördüğüm bu tarihi yapı karşısında yaşadığım duygu selini anlatamaya çalıştım. İstanbul en güzel yerinde duran bu tarihe meydan okumuş yapı insanı kendisine hayran bırakması çok şaşıracak bir durum değildi. Sırf bu tarihi yapı için dünyanın öbür ucunda sayısızca turist gelmekteydi.

 

Zaten ilk kez karşılaştığım camimin giriş kapısında uzayıp giden bir insan seli vardı. Girişi tek kapı olan bu camin Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca işlettiği öğrendim. İçeriye bilet karşılığında giriş yapıldığını ve bileti de kapıda görevli memurlar tarafında sattığını öğrendikten sonra bu harika yapıdan uzaklaşmaya ve İstanbul’un diğer mekânları keşfetmeye devam ettim. Ancak ertesi gün ilk işim burayı ziyaret etmek olmuştu. Beyazıt meydanına giden ve tramvayın geçtiği caddeden meraklı gözler ile yürümeye devam ettim. Bu yolcuğum sırasında çok susadığım için bana en yakın büfeye giderek bir almaya çalıştım. Daha önce dediğim gibi buradaki tüm dükkânlar bizim bildiğim dükkânlardan çok farklıydı. Bir yandan gıda satarken bir yan da hediyelik biblolar ve süs eşyaları satmaktaydı. İşte bende tam bu sırada buradaki büfede görmüştüm Ayasofya Cami’nin biblo modelini.

biblo

Meraklı gözler ile inceledikten sonra biblonun fiyatını sordum. Bana çok pahalı geldiğim almadım. Suyumu aldıktan sonra yoluma devam ettim. Fakat aklım gördüğüm dekoratif bibloda kalmıştı. Bu düşünceleri içinde Beyazıt meydanına gelmiştim. Buraya gelme sebebim ise benim kasabamda tanıdığım ve bende önce İstanbul’a gelen Ahmet ile buluşmamdı. Kararlaştığımız saatten daha önce geldiğim için bende vakit öldüreyim diye bir kahvehaneye gittim. Bu yeri daha dün gibi hatırlarım. İstanbul’un en tarih kokan mekânı Çorlulu Ali Paşa Medresesiydi. İçeriye girdiğinizde içinizi ısıtan bir duygu yaşamaya başlıyorsunuz. Buradaki da turistler ile karşılaştım J İçimde gülerek İstanbul’un her yanını yabancılar fethetmiş dedim. Garsonla konuştuğumda bana güzel bir çay söylemesini istedim. Gelen çayı yudumlarken İstanbul’un eski zamanların çekilmiş siyah beyaz resimleri baktım. Resimlerin üzerinde yazılan tarihi baktığım çok fazla yıl geçmemiş olduğunu anladım.  Benim karşılaştığım ilk İstanbul’dan çok farklıydı.

Biblo Etiketler : , , .

İstanbul’un Tarihinde Yeri çok Önemli Olan Ayasofya Cami

Haydar Paşa Garında hediyelik eşya satan dükkândan arkadaşıma göndermek için aldığım kart postalı PTT ile gönderdikten sonra garın kapısında İstanbul şehrine ilk adımımı atmıştım. Karşılaştığım manzara karşısında âdete büyülenmiştim. Garın yanına yaklaşan vapura bindiğinde hayatımda yaşadığım en güzel anıların başlangıcı olmuştu.

 

Kocaman iki kıtayı birbirinden ayıran Marmara Denizinde yolculuk yaptığıma hala inanamıyordum. Televizyonlarda gördüğümden daha da güzeldi. Vapurun içinde kendime boş bir cam köşesi bularak bu harika ve büyüleyici manzaranın keyfini çıkarmaya başladım. İstanbul’un iki yakasına yolcu taşıyan bu demirden sandallar o kadar keyif vericiydi ki ilk bindiğim günkü heyecanı her bindiğimde tekrar tekrar yaşarım.  Yirmi dakika gibi deniz yolculuğunun sonunda Avrupa yakısına varmıştım. Avrupa kıtasına ilk ayak bastığım yer. Eminönü Meydanıydı. Burası o kadar kalabalık gelmişti ki gözüm bir an korkmuştum. Tabi memlekette böyle kalabalığı pek alışık olmadığımdan kaynaklanmıştı. Tabi sonra insan her şeye alıştığı gibi bu kalabalık insan seline de zamanla alışıyordu. İndiğim gibi bende insan seline karışarak İstanbul şehrinin güzelliklerini keşfetmeye başladım. İlgi çeken ilk şey çok fazla yabancı turistlerin oluşuydu. Bir an kendimi başka ülkede zannettim. Buraların bu kadar turist çektiğini bilmiyordum.  Eminönü meydanında yürümeye devam ettim. Diğer dikkatimi çeken şeyse her köşe başında küçük hediyelik dükkânların bulunmasıydı. Bu hediye dükkânlarında bin bir çeşit biblo modelleri, süs eşyaları, biblo anahtarlıklar, evler için dekoratif biblolar, küçük süslenmiş aynalar, ipekten yapılmış şallar gibi aklımda kalan ve daha fazla olan aksesuarlar vardı. Ve hemen hemen her dükkânın önü yabancı turistler ile doluydu. Sirkeci’den Beyazıt Meydanına çıkan yolda yürümeye devam ederken Bir zamanlar Osmanlı İmparatorluğun baş tacı olan Topkapı sarayını gördüm. Dediğim gibi tarih kokan bir şehre gelmiştim ve her köşeden çıkan bu harika yapılara alışmalıydım. Hayran bakışlar ile yoluma devam ederken Sultan Ahmet Meydanın tam ortasında tüm ihtişamı ile duran Ayasofya Cami’sini gördüm. O kadar büyüleyici bir duruşu vardı ki sanki bu yüzyıllar önce yapılmamıştı. O kadar dimdik ayakta duruyordu ki tarihe meydan okurcasına işte ilk o zaman gördüm bu camiyi. Ve o zaman kendi kendime dedim ilk geleceğim yer burasıdır.

Biblo Etiketler : , , .
youth new era dc hats new era hats 59 fifty wholesale spyder jacket mulberry sale new era fitted hats for babies mulberry sale new era 9forty cap youth new era dc hats cheap new balance 574 new era 901 hats new era 47 hats new era 9forty cap new era 2012 nfl hats custom new era caps 59fifty